Ana Sayfa Blog Sayfa 37

Virtteki 111 Besmele Niçin Eklendi? – İçtihata Kapalı Konular

0

111 Besmele var mıydı?

UŞŞÂKÎ’de cehri zikirde bu yoktu. Yani; Pir Hasan Hüsameddin UŞŞÂKÎ Hazretleri zamanında yoktu yani. Geliyor, geliyor, geliyor şurada 100 yıl önce konuluyor. Benim gibi mürşidin biri içtihat ediyor. “Ümmeti Muhammedin gözü çok kirleniyor” diyor, başına 111 Besmele konuyor. Esas virdde olan bir şey değil yani ama güzel bir şey. İçtihat, yanlışta olsa sevabı var, niyet iyi çünkü. İçtihat kapısı açık olan şeyler; bak ben size daha evvel söyledim. İçtihada kapalı olan yerlerin dışı, Kıyamet sabahına kadar içtihada açıktır, ilmin varsa.

Namazda içtihat olmaz, oruçta içtihat olmaz, zekatta, içtihat olmaz, nikahta içtihat olmaz, Allâhu Teâlâ’nın kesin koyduğu kurallara içtihat olmaz. Onların ölçüsünü, biçimini, her şeyini koymuş ama bunun dışında bir çok olay içtihada açıktır.

İmamı Azam şöyle demiş, beni bağlamaz. Allah bin kere razı olsun, çok iyi bir insan ama o yaşamış bin yıl önce bugünün ihtiyacı da bu değil, bugünün yaşam biçimi de o değil. O gün öyleydi ama bugün çok farklı yani. Birçok İslam alimi bundan kaçınıyor. İçtihat açık. Burada yanılsan bile Allah, ecir veriyor, sevap veriyor çünkü niyet yanılmak değildi.

İçtihada açık konular var. Bunda içtihat etmekte eğer ilmin varsa bir şey yok yani. Bir yanlışlık yok. Allah razı olsun. Şimdi ibadeti taat, her halükarda Allah rızası için riya karışmadıktan sonra mesele yoktur. Ama daha güzel yapma imkanı varsa ki var. Varsa niçin bu yapılmasın?

——————————————-
NOT: Sohbetlerde işittiklerinizi veya okuduklarınızı kendi kendinize yapıp, vird haline getirmeyin, tasavvuf ehli iseniz mürşid veya vekile danışmadan günlük zikir dersine ekleme ya da çıkarma da yapmayın. Ama arasıra yapılmasında da mahzur olmadığını da belirtmek isteriz. 

#Besmele #111besmele #virt #vird

Mengese İlmi Nedir? – İlmel Yakîn, Aynel Yakîn, Hakkel Yakîn Makamları – Manevi Miras Nasıl Olur?

0

Şimdi Cenab-ı Hakk’ın 4001 ismi vardır. Allah’ın kahredici isimleri de vardır, alçaltıcı isimleri de vardır, zelil edici de vardır, fakir edici de vardır, hasta edici de vardır, mükafatlandırıcı da vardır, yani ömür veren, hayat veren, rızık veren de vardır. Yani bunlar, 4001 ayrı sıfat. Cenab-ı Hakk’ı biz herhangi Ahmed, Mehmet gibi telakki edemiyoruz.

“Sıfat-ı Zâtiye”, “Sıfat-ı Subutiye”, “Sıfat-ı Fiiliye” bu üç ana maddede, 21 madde de. Bu üç ana maddeye, 7’şerden 21 madde giriyor. Bunları anladığımız zaman, “Mengese İlminin” ilk basamağına geliyoruz. “Mengese İlmi”, Cenab-ı Hakk’ı azıcık tanıma ilmidir. Bunların kitabı, defteri yok.

Mengese İlmi’nin basamaklarını tırmandığın an, yukarıya doğru, “İlmel Yakîn Makamı” var orada. “İlmel yakîn Makamı”na ulaştığın an, dünyadaki bütün insanların bildiği kadar şey bilirsin. Dünyada 6 milyar, 7 milyar insan ne biliyorsa, hepsini bilirsin ama sırdaştan olursun, bildiğin şeyi danışırsın, bildiğin şeyi sorarsın.

“İlmel yakîn makamında” durmak mı var? Hayır. “Aynel yakîn Makamı” gelir. O ilim sen de hal olur.  Ondan sonra, “Hakkel yakîn Makamı” gelir. Cenab-ı Hakk’a yakın dost olursun. Üç makam arka arkaya. Sonra yine tekrar iki makam çıkar. Bunlar 2’inci seyri sülük yolunda. 1’inci seyri sülük yolunda bunların hiçbiri yok. Emmare, Levvame, Mülhime, Mutmainne, Radiye, Merdiyye, Safiyye %51 nefiste afetler azalır. Bayağı babacan Veli’lerden olursun. Burada bunların hiçbirini göremezsin.

Ondan sonra “Fenâfillah”; Cenab-ı Hakk’ın ahlakıyla ahlaklanma makamıdır. Onunla ahlaklandın mı, kendini son “Sır Makamı” olan, 21’inci Makam’da bulursun. 7 âlemin bir tanesidir bu. Makamı Safiyye’de; 7 âlem vardır. Bunlardan “İndi İlahi” yani; 21’inci Sır Makamı sadece bir tanesidir. Orada “Huzur Hücreleri” vardır, “Zikir Hücreleri” vardır, “Sidre” vardır yani; Sidre dediğimiz zaman gümüşten bir camidir bu, minareleri 500 yıllık yol kadar. O katın meleklerinin hac yeridir orası. Hemen önü Kevser Havuzu’dur. Beriye gelirsin Sidre Ağacı; bir budağı, Hz. Cibril Makamı’dır, “Makam-ı Cibril”, 70 bin yıllık yol kadardır. O mutlaka olmazsa olmazlardandır. Altında bir çeşme vardır onun, 72 bin senelik yol kadar uzunluğu çeşmenin.

Kevser Havuzu’nun bir suyu bir tarafından akar, ikinci bir havuz var, o havuzun suyu da öbür tarafından akar. Ondan sonra Kudret Denizi. İşte, Sidre ile birlikte 7 tane âlem yapar orada.

Bunlardan sonra, işte Fenâfillah 2’inci seyri sülükte, 1’inci makam; Cenab-ı Hakk’a dost olmuşsun, sonra yol devam eder. Bekâbillah, Züht, Muhsinler’e gelirsin, Yunus’un dediği. Yunus’un makamı; Muhsinler’miş.

Yunus diyor ki:

  Sana ibret gerek ise gel göresin Muhsinleri,

  Gel taş isen eriyesin görüp duyup da bunları.

Muhsinler Makamı’nda önüne iki tane makam çıkar; “Vahdet-i Vücud”, “Vahdet-i Şuhut”. Orada tayin sana ait değil. Yani oraya mı gideceksin, buraya mı sana bağlı değil. Sana nereyi gösterirlerse, sen oraya gidersin.

Vahdet-i vücud’a gidersen, Muhyiddin Arabi Hz.’e gidersin. Vahdet-i şuhut’a gidersen Abdülkadir Geylani Hazretleri ne gidersin. İki tane yolun başıdır bunlar.

Ondan hemen sonra hemen yanı başındaki boyut ilmel yakîndir. Ona vakıf olursun. “Aynel yakîn” hemen gelmez. “Muhsinler”den, “Ulûlelbab Makamı”na geçersin.

Ulûlelbab Makamı; 2’inci seyri sülüğün, 5’inci makamıdır. “Ulûlelbab Makamı”nda Miraç yaparsın. Bir bakarsın ki Kudüs’tesin, gezinirsin, sağa sola bakarsın, Allah ne gösterecekse sana orada.

Bütün Miraçlar, Kudüs’ten başlar, Mescidi Aksa’ya gelirsin. Mescidi Aksa’nın önünde bir tayyi mekan olur bir bakarsın ki Arşı Ala’dasın. Cenab-ı Hakk gelir, sağ taraftan çıkar ve seninle konuşur.

Eğer büyük günahların hala varsa, sana tövbe yaptırır. Esas “Tövbe-i Nasuh” denilen tövbe o dur; Cenab-ı Hakk söyler, sen tekrarlarsın.  Bana yaptırmadı.

Ondan sonra, orasının bütün detayı anlatılmaz, konuşulmaz. O sende sır kalacak şeydir. Sana orada, Cenab-ı Hakk neyi verir, biliyor musun? “Ehli Hüküm ve Ehli Hikmet” iki makam verir. Ve “irşat görevi” verir. Şimdi irşadı kim veriyor? Cenab-ı Hak veriyor. İyide Miraç yapmış bir adama, Allah irşat görevi vermişse, başka ne arıyor ki insanlar! Yani bundan başka bir şey aramak gafletten, dalaletten, hıyanetten başka hiçbir şey olmaz.

Hepsi bu kadar mı? Hayır. İrşat görevini, Ehli Hüküm, Ehli Hikmet Makamları’nı verir. Ve eşyanın sırrını kaldırır. İlmin sırrını da kaldırır. “İlmel yakîn makamı” sende  “Aynel yakîn makamı” olur. Birbirine çok yakın iç içedir bunlar.  Yani bunu detayıyla anlatmaya kalksam 6 sene lazım. Bunu bin defa özet yaparak anlatıyorum.

Aynel yakîn olduğu zaman, direk “Hakkel yakîn” olursun. Bu ilim sen de hal olduğu an Allah’a dost olmuşsun çoktan.

İşte gerçek aşk, “Aşkullah” dediğimiz şeyler orada başlar.

Bunun üzerinde iki makam kalır 2’inci seyri sülüğün 5’inci makamıdır. “Ulûlelbab Makamı.”  Bunun üzerine sadece iki makam kalır. “İhlas Makamı” ve “Bi Hakkı Takva Makamı.”

İhlas Makamı’na her yüz yılda sadece, 4 kişi o makama gelir, Peygamber soyundan, Peygamber soyundan olmayan oraya asla gelemez. Bunlara “Kutbul Aktap” deriz. Biri Hz. Ömer’in, biri Hz. Ebu Bekir’in, biri Hz. Osman’ın, biri Hz. Ali’nin vekilleridir bunlar. Her yüzyılda 4 kişi, Kutbul Aktap.

Bunun üzerinde ki; “Bi Hakkı Takva Makamına” da her yüzyılda 1 kişi gelir, o da “Gavsul Azam”dır. Peygamberimizin o asırdaki varisidir.

“Bi Hakkı Takva Makamı”nın hemen üstü “Makam-ı Mahmut”tur. Peygamberimizin makamıdır. O makamda ki adam, Peygamberimizle 70 defa dilerse görüşür. Aynen böyle ikimizin görüştüğü gibi.  Yani bu yol burada başlar kısaca özet yaptım.

Ulûlelbab Makamı’na kadar herkesin gitmesi muhtemeldir. Yunus gidememiş kendi anlattığına göre, bir altındaki Muhsinler Makamı’nda kalmış.

Bugünkü Veli’ler, dünkünden daha güçlü geliyor. Kıyamet’e doğru Veli’lerin gücü hep artar. Yani Yunus şu diyoruz, Mevlana şu diyoruz, Allah razı olsun, Kıyamet’e doğru Veli’lerin gücü daha fazla oluyor. Çünkü, mesela; Hacı Naci Efendi öldü. Varsayalım bir örnek veriyorum. Onun manevi mirası, ona benzeyen kimseye “şak” diye geçiyor. O, artı o adamın kendisinin ki var. Kıyamet’e doğru yani; bir çığın döndükçe büyümesi gibi, Kıyamet’e doğru Veli’lerin gücü hep artarak gider. Manevi miras asla boşta kalmıyor. Hangi gerçek Allah dostu ölürse ölsün, onun manevi mirası yaşayan birine geçiyor ama layık olan birine geçiyor, rastgele birine değil.

Ve onun için Kıyamet’e doğru Veli’lerin gücü yani daha artarak devam eder. Yoksa zaten bu Kıyamet ümmetine kim hitap edebilir. Artmasıda lazım zaten, o günün arı duru insanı yok ki bugün, yani; Fenâfil-Resûl yani; Resullulah’ın ahlakıyla ahlaklanmaya gayret edeceğiz.

Bununda 1’inci adımı rabıtada oraya gidip, zikri orada bitirmek. Bu şimdi bir kere, iki kere, beş kere uğraşa uğraşa öyle bir zaman oluyor ki mesela; bir saniyede uçup gidiyorsun bağlantıyla, artık çok kolay geliyor evinden, şuradan, buraya gitmekten daha kolay gelir bir hal alıyor insan. Ve orada çekilen zikrin çok çok daha fazla etkisi oluyor, çok çok hoş oluyor, güzel oluyor, yani dilin anlatamayacağı bir atmosfer bu.

Yani; o hal de olması lazım ilmel yakîn  değilde, aynel yakîne geçmemiz lazım, artık birçoğumuz dersi fevkalade yükseldi yani.

 

—————————————————

NOT: Sohbetlerde işittiklerinizi veya okuduklarınızı kendi kendinize yapıp, vird haline getirmeyin, tasavvuf ehli iseniz Mürşid veya vekile danışmadan günlük zikir dersine ekleme ya da çıkarma da yapmayın. Ama arasıra yapılmasında da mahzur olmadığını da belirtmek isteriz.

#İlmelYakin #AynelYakin #Hakkelyakin #seyrusuluk #seyrisuluk #1seyrisuluk #BiHakkıTakvaMakamı #makamımahmut #Ulûlelbab #gavsulazam #kutbulaktap #Muhsinler #kıyamet #Vahdet-iVücud #VahdetiŞuhut #mengeseilmi #SıfatıZatiye #SıfatıSubutiye #SıfatıFiiliye #kevserhavuzu #kudretdenizi #sidre #makamıcibril

Akıllı İnsan Kimdir? – Sen Neyden Korkuyorsun? – Ancak Can Yakıcı Azaplar Gerek – Muhyiddin Arabi Hz. Hangi Ülkeler İçin Neler Söyledi? – Kıyamet’e Kadar İflah Olmayacak Ülke!

0

Akıllı İnsan Kimdir?

Dünya, dünya, dünya terk edip gideceksin yani. Yani senin de olmaz, benim de olmaz, kimsenin olmaz dünya.

Yunus diyor ki; “Mülk senindir, Kerem kânı kimsenin olmaz Allah’ım.”

Ne mülkler, bugün git yukarılarda nice kıyamet kopmuş, mülkler kimsenin olmamış. Allah talan etmiş bırakmış. Yukarlarda öyle âlemler var ki bir çay kaşığı toprak 3 bin kilo geliyor. Allah’ın kudretini tanımak, bilmek lazım. Bir çay kaşığı toprağın 3 bin kilo olduğundan bahsediyorum.

Atalar ne demiş; “Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.” Anlamayana ne verirsen ver, bir kulaktan giriyor, diğer kulaktan çekip gidiyor.

Onun için Allah razı olsun. “Akıllı insan” geleceği düşünen, ona göre kendini hazırlayan. Bir şey yok, bomboş gidiyorsun.

Yarın Allah diyecek ki sana; “70 sene, 80 sene, 100 sene ömür verdim, sıhhat verdim, akıl verdim, nimet verdim, ne ile geldin, ne getirdin Bana? Ben sana ‘şunu, şunu yap, şunu şunu yapma’ dedim.”

Sen Neyden Korkuyorsun?

Mahkeme-i Kübra 50 bin yıl, 50 bin. Ve hesaba çekilirkende tünellere giriyorsun, altı ızgara ateş, üstü ızgara ateş. Burada 50 bin yıl hesap vermeye gücümüz yetecek mi? Bugünden yarını düşünmezsen, yarın artık çok geç olur. Mezar, ötelerin gümrük kapısıdır. Oradan dönüş yok artık. Oraya girmeden, ne yapacaksan yapacaksın.

İnsanlar Allah’tan korkmuyor, fakirlikten korkuyor! Allah’tan korkmuyor, kirada oturduğu ev sahibinden korkuyor! Allah’tan korkmuyor, patronundan korkuyor! Allah’tan korkmuyor, polisten korkuyor! Allah’tan korkmuyor, devletten korkuyor! Sen Allah’tan korkmazsan, bütün mahlukattan korkarsın! Sen Allah’tan korkarsanda, bütün mahlukat senden korkar; ölçü bu yani!

Ancak Can Yakıcı Azaplar Gerek

Ne diyeceksin? Ne desen faydası yok! İnsanlar o kadar tefessüh etti ki, o kadar azdı ki, hiçbir nasihat bu cemiyetleri düzeltmez artık. Ancak can yakıcı azaplar gelecek, bunlar da gelecek, yani merak etmeyin, Kıyamet’in geri sayımına basıldı yani.

Muhyiddin Arabi Hz. Hangi Ülkeler İçin Neler Söyledi?

Dünya saniyeler olarak gecikiyor her dönüşünde. O da bilim adamlarını müthiş korkutuyor, saniyeler olarak gecikiyor yani dünya. İşte bunlar Kıyamet’in belirtileri zaten. Kıyamet’in 70-80 tane alametleri çıkmış durumda, birkaç tane büyük kaldı. Onlar da bir tespihin ipi kopunca nasıl dökülürse, öyle gelir arka arkaya.

Muhyiddin Arabi Hazretleri öyle diyor:

“Londra’nın olduğu yerde, 300 metre su olur. Hollanda tamamen suların altında kalır.” Bunu asırlar önce istihraçta yazmış adam.

Amerikalıların ilk Ay’a çıkacağı günü, saatine kadar yazmış, biliyorduk. Yani insanlık ufkunda 3 kişi var. Bunlar “istihraç” diye geleceği yazdılar.

Birincisi; Şeyh Muhyiddin Arabi Hazretleri en mükemmelleri. Nostradamus, ondan esinlendi, Yahudi’dir. Hitler’in Efeslerine kadar, gamalı harçlarına kadar görüyordu. 3’üncüsü de Bosnevî Hazretleri. O da Allah dostlarından biri. Bunların üçüde istihraç olarak geleceği yazdı.

Nostradamus şifrelerle yazdı, açık yazamadı yani katı dönemler Avrupa’da. İngiltere’de yaşadı, Fransa’da yaşadı, Avrupa ülkesinde. Onlardan da kaçtı, başı belaya girecekti, şu bu…

Ondan sonra, Muhyiddin Arabi Hazretleri de bazı şeyleri şifreli yazmış. Amerika’nın keşfi yoktu daha Muhyiddin Arabi Hazretlerinin zamanında.

“Evvelinde tamtam ola, döner sonra gam gam ola, Nuh tufanına nişan ola!” diyor Amerika için.  Amerika şimdi Ortadoğu projesinde burada yer açmaya bakıyor kendine, onu bir göktaşı okyanusların dibine saplayacak yani. Çünkü rüzgar eken, fırtına biçer.

Kesinlikle Allâhu Teâlâ ihmal etmez. Bu yaptığı zulüm, akıttığı kan, bunların hesabı sorulur yani.

Kıyamet’e Kadar İflah Olmayacak Ülke

Bak Irak, Kıyamet’e kadar iflah olmaz, neden? Tam belini doğrulturken, tokadı yer. Kerbelâ’da, Hz. Hüseyin’in şehit olmasına seyirci kaldılar. Hem davet ettiler hem seyirci kaldılar. Hz. Hüseyin onlara; “Ey vefasız kavim!” diye defalarca hitap etti.

Allâhu Teâlâ Kıyamet’e kadar Irak’ın başından belayı eksik etmez. Yani bunu Amerika’da yaptığı zulümlerle hak ediyor, İsrail’de. Yani zulüm yapan asla karda ve çıkarda değil. Mutlaka o bela döner, dolaşır sana muhatap olur.

Kim derdi Rusya bu hale gelir? Ne oldu? İki ayın içinde talan oldu. Bunu da yazmıştı Muhyiddin Arabi Hazretleri. Bizim şimdi doğuda yaptığımız barajlara kadar yazıyor, Fırat’ın üzerindeki. Bunlarda savaşa neden olacak. Fırat’ın suyu tam kesildiği zaman, onun yatağından bir altın tepe çıkar, Amerikalılar geçen sene keşfetmiş onu uzaydan, saf altın yani. Adam 500, 700, 800 sene önce bunları yazmış. Aynı dediği noktalarda çıkıyor ama hala mı itimat etmiyoruz? Hala mı “acaba”da kalıyoruz?

Muhyiddin Arabi ki, mübarek adamı melekler bile anlayamamış, yani melekler bile şaşırıp kalıyor öyle bir zât yani, vahdet-i vücut evliyasından ama müthiş bir zât, “Allah izin vermedi, verseydi Kıyamet’e kadar gelecek olan insanların baba adlarıyla, isimlerini yazardım. Kim cennetlik, kim cehennemlik!” Bu kadar!

Allâhu Teâlâ sağ iken ona gezdirmiş yukarıları. Birçok şey göstermiş, öğretmiş. “Şeyhül Ekber” deniliyor, Hz. Adem’den bu yana gelen Veli’lerin içinde “Şeyhül Ekber” deniliyor. İspanya’lıdır yani Endülüs’lü. Abdulkadir Geylani Hazretlerininde “manevi evladı” sayılıyor. Ondan sonra işte müezzine, “Senin taptığın Allah benim ayağımın altında!” dediği için onu da idam ettiler. Allah dostlarının çoğu öyle şehid edildi.

Bakıyorsun Peygamberin Ashab’ının seçkinleri şehit edildi.

Yani bu dünya böyle. Cücelerin dev, devlerin cüce olduğu bir dünya. Kötüler övülüyor, iyiler yeriliyor. Dünyaya bel bağlamak akıl karı değil; çünkü gidicisin, kalıcı değilsin. Ömür o kadar çabuk geçer ki, benim çocukluğum bu köyde geçti. İnan dünkü gibi yani bir gecelik rüya hepsi. Yani neler kar, neler zarar bize? Bir gecelik rüya yani, inan bir gecelik rüya! Daha dün gibi, yalın ayak, başı kabak, yarı aç, yarı tok koşturuyorduk sokaklarda… Öyleyse yarının muhasebesini yapacağız. Yapmazsak ötelerde ebedi işin zorlaşır.

 

——————————————-
NOT: Sohbetlerde işittiklerinizi veya okuduklarınızı kendi kendinize yapıp, vird haline getirmeyin, tasavvuf ehli iseniz mürşid veya vekile danışmadan günlük zikir dersine ekleme ya da çıkarma da yapmayın. Ama arasıra yapılmasında da mahzur olmadığını da belirtmek isteriz. 

#ibniArabihz #nostradamus #kehanetler #kıyamet #alametler #kıyametalametleri #kehanetedilenler #istihraç #akıllıinsankimdir #akıllıinsan #kendinibilme #kendinibulma #hayat #ölüm #YunusEmre

Kur’ân’da İçkinin Hükmü Nedir? Cebrail (A.S.) Cehri Ve Hafi Zikri Nasıl Getirdi? – Cennet Ve Cehennemdeki 1 Saat

0

Kur’ân’da İçkinin Hükmü Nedir?

Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz kaç yıl namaz kıldı ömründe? Miraç olayında namaz farz oldu. Yani; namaz, namaz hediyesi ile geldi Peygamberimiz, birçok müjdelerle! Şimdi Peygamber Efendimizin dönüşüyle İslam’ın ibadatıtaat kısmı başladı. İşte namaz başladı, işte; haramlar, helaller, hukuk vs. ne oldu? Din kurulmaya başladı. 52-63 ben şimdi Peygamber Efendimiz 63 yaşının, 11 senesinde namaz kıldı. Öyle mi? Şimdi İslam ne oldu? Baştan, içki haram değildi. Kademe kademe bak, Kur’ân’da içkiyle ilgili ilkin bak. Cenab-ı Hak içmemeyi tavsiye ediyor. İkinci de, “Sarhoşken namaza durmayın” diyor. Kendinizi bilmeyecek kadar sarhoşken, namaza durmayın. Üçüncüsünde de, “Şeytan amelidir” diyor. Haramı da aşan bu sözlen, şeytan ameli diyor. Kesip atıyor yani din peyderpey, peyderpey temelini attı. İbadatıtaat kısmı kuruldu, herkes ibadatıtaata başladı. O güne kadar ne vardı? Sadece namaz vardı, oruç vardı, hac vardı, vs. İslam’ın yani ilk şahikası olan göze görülen ibadetler vardı.

Cebrail (A.S.) Cehri ve Hafi Zikri Nasıl Getirdi?

Bakın Cenab-ı Hakk’ın ince sanatına bunlar kuruldu “taak” Hz. Cibril geldi; “Ya Resullulah hafi zikri getirdim” dedi. Bak din kuruldu, temel atıldı, İslam yaşanıyor, mümin var. Hz. Cibril nasıl ayetleri nazil olan ayetleri taşıdıysa, hafi zikir getirdi. Dedi ki; “Ya Resûlullah, Ashab’ın seyri sülük yapsın, sende yap.” 

“Esteizübillah; Fesebbih bi hamdi Rabbike vestagfirhu innehu keane tevvaba.” 

Allah apaçık haykırıyor “Bana tövbe et, Bana şükret, Ben’i zikret!” diyor.

İslam’ın temeli atıldı. Tak aynen Kur’ân vahiy gibi Hz. Cibril zikri getirdi. Hafi zikri Cenab-ı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Hz. Ali ve Hz. Ebubekir Radiyallahu Anhu’yu çağırdı. İkisine de lafza-ı Celal zikrini verdi; kalp zikrini. İlk temel, zikrin temeli atılıyor. Hz. Ali iki gün sonra geldi:

“Ya Resûlullah, ben bundan feyz alamadım. Beni sarmadı. Zikir için bakın benim fıtratıma uygun değil!” dedi. Tam bunu konuşurken Hz. Cibril geldi. Cehri zikir getirdi ve tebessüm etti Hz. Cibril:

“Ya Resûlullah, hafi zikir Ali’ye göre değil, Ebubekir’e göre” dedi ve Hz. Ali Efendimize radiyallahu anhu cehri zikir getirdi.

Orda başladı zikir. Ashab’ın 12’de 8’i; 12 kişiden 8’i cehri zikirden seyri sülük yapıyordu. 12’de 4’ü de hafi zikirden seyri sülük yapıyordu. Zikir başladı. Ashab’ın tamamı seyri sülük yapan insanlardı. Peygamberimiz kendisi, aileleri, çoluğu çocuğu bu şekilde ve bu zikir tamamen o günün Resûlullah Efendimizin o seçkin Ashab’ına yayılıp, belirli bir zaman geçtikten sonra, bir gün salâtu selam Efendimiz bir yere gezmeye gidiyordu. Bakın burada çok ince bir mantık var. Hz. Ömer Radiyallahu anhın oğlu vardı Abdullah, büyük âlimlerden Abdullah bin Ömer. Abdullah bin Ömer diyor ki:

“Benim bir kulübem var onu tamir ediyordum. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz geldi, selam verdi”.

“Ya Abdullah Bin Ömer, ölüme hazırladın mı kendini?” 

“Hayır, Ya Resûlullah!” 

“Kendini ölüme hazırla bu kulübeden önce!” 

Bu çok önemli bir değil. Bu kulübeyi tamir etmeden önce bir kere kendini ölüm hazırla! Yani ölüm senin için arzu edilen, ölüme iştahlı bir adam haline evvela getir kendini, sonra bu kulübeyi tamir et diyor. Burada bir mesaj var.

Bak şimdi desek ki, “Bu cemaate kim ölmeye hazır? ‘Ya hazırım’ diyeni ben vuracağım” desem, Ankara’lı Veli’nin “Ben kurban ediyorum!” dediği gibi, vallahi, kimse buna razı olmaz. “Evvela kendini ölüme hazırla, ondan sonra” diyor. Çünkü zikir bu hale getirmeli insanı. Çünkü; Resûlullah (s.a.v.) diyor ki; “Bir mümin için en büyük ödül, ölmektir. Ondan daha büyük bir ödül yok!” diyor. Şimdi cennet hayatı biraz dokunacağız ona. Şimdi bir insana diyor salatu selam Efendimiz:

“Hz. Adem’den bu yana insanların yaşadığı en debdebeli hayat verilirse, kralların, imparatorların, zenginlerin yani 7000 sene süren bu debdebenin tamamını insanlara verilse cennetteki bir saati karşılamaz” diyor.

Cennet ve Cehennemdeki 1 Saat!

Cennetteki bir saati karşılamaz yani öyle bir mutluluğa gidiyorsun ki bir kere Cemalullah’ı göreceksin. Yaradan’ın kendisini göreceksin. Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz öyle diyor:

“Bir dolunaylı geceyi düşün, bulutsuz pırıl pırıl bir geceyi. Dolunayı nasıl görürse insanlar, Yaradan’ı öyle görür”  diyor.

Çünkü; cennetin tavanı Arş-ı Alâ’dır. Bütün cennetlerin tavanı Arş-ı Alâ’dır. Yani Cenab-ı Hak bir kat üstte, Cenab-ı Hakk’a komşusun cennette. 

Ve aynı şeye devam edelim; “Dünyanın Hz. Adem’den bu yana bütün acılar, bütün hastalıklar, bütün kötü şeylerini bak, düşün, o kadar uzun bir zaman 7000 yıldaki insanların çektiği bütün çileleri mi istersin? Cehennemde bir saat mi?” diyor. Tereddütsüz dünyada bütün belaları, bütün hastalıklara, bütün ağrılara razı olur. Cehennemdeki bir saate razı olmaz. “O çünkü, ondan çok daha beter!” diyor.

Bir saat bugün bir dişimiz ağrıyor, dünyamız kararıyor. Hani seni yılan soksa, hani ne bileyim timsah ayağına diri diri katır katır yese, hani her türlü çileyi düşün Hz. Adem’den bu yana gelen bütün çilelere mi razı olursun?  “Bütün insanların çektiği çileler ha dünyaya ne kadar insan gelmişse, bu çilelere mi razı olursun, cehennemde bir saate mi razı olursun?” diye sorsalar, “Bu çileler helva ekmek gibi gelir. O cehennemdeki bir saat, ondan binlerce kat daha kötü” diyor. Şimdi acaba biz hangi cesaretle, bu cehenneme doğru koşa koşa gidiyoruz. Ha oraya değil, cennete koşa koşa gitmeye gayret etmemiz lazım.

 

——————————————

NOT: Sohbetlerde işittiklerinizi veya okuduklarınızı kendi kendinize yapıp, vird haline getirmeyin, tasavvuf ehli iseniz Mürşid veya vekile danışmadan günlük zikir dersine ekleme ya da çıkarma da yapmayın. Ama arasıra yapılmasında da mahzur olmadığını da belirtmek isteriz.

#HzPeygamber#cennet #cehennem #Yaradanıgörmek #islam #namaz #helalharam #içki