Ana Sayfa Blog Sayfa 31

Nefse İbadet Ettirmek – Nafile Namazlar – Şükür Namazı Var Mıdır? – Nimet Neden Beddua Eder? – Şükredenlerden Olmak Ve Şükrün Çeşitleri – Rızıktan Mağdur Olmak İstemiyorsan – Sağdaki Melek Ne Zaman “Amin” Der? – 4 Rekatlık Hacet Namazı – Kimler Zengin Olur?

0

Bir mürid, Mürşid’ine soruyor diyor ki:

“Ben devamlı İhlas okuyorum.”

“İhlas tecdid-i imandır okuyamazsın!” diyor, düşünebiliyor musun?

“Ben sana ne reçete verdiysem, onu uygulayacaksın!” diyor.

“Ha okuyacaksan, güle güle git dilediğini yap!” diyor.

“Ama eğer bana tabiysen, benim verdiğim reçeteyi uygulayacaksın, yoksa ben seni tedavi edemem” diyor. Artık dünya işlerinde, her insan en ince teferruata kadar tedbirini alır, çabalar didinir, bilmem neler yapar, hiç ihmal etmez!

Ebedi yaşayacağı yer için de hiçbir gayret yok! Allah ile alay edilmez! Allah’ın huzuruna duruyoruz güya! Akıl bir borca gidiyor, bir harca gidiyor, gidiyor da gidiyor… İşte ben sana bir şey anlatırken, senin sırtını dönüp gitmene benzer. Onun için nefsede namaz kıldıracağız. Bu beden toprak çürüyecek. Bugün buğday ekmeği yer, yarın ıspanak yer, yarın kavun yer, yani topraktan gelen şeyler… Bu vücutta ne yapar? Vücutta bir sperm hücresi olur.

Aslı neresi? “Toprak”. Onun için bedenin mayası toprak ve toprak olacak ve çürüyecek yine.

Kalûbela’da Allah’a yemin eden nefislerin ibadetini istiyor Allah! O, mutmaine ulaşacak ki onu Allah cennetine koysun. Ona güzel bir vücut giydirecek, ebedi bir hayat için cennetine koyacak. Ama görüyoruz işte güruhları, cemaatları. Heyhat Kardeşim, derelerin, nehirlerin denize aktığı gibi cehenneme akıp gidiyorlar! Birçok hadiste Efendimiz bunu haykırıyor! Ama farkında değiliz. Dünyalık her şeyin farkındayız ama! Ebedi âlem için hiçbir şeyin farkında değiliz.

Şimdi bakın; insanlar birçok bid’atler var ettiler. İslam’ı yaşamak çok kolaydır, birçok bid’atlerle İslam’ı zorlaştırdılar. Kur’ân hakikatleri gizlendi, İblisin asırlardır büyük tuzağı var insanlık üzerinde ve başarılı oluyor.

Hadis-i şeriflere bak! “Duha namazı” var, güneş battıktan 45 dakika sonra kılınan, bu namazın getirisi çok büyük, “Evvabin namazı” var çok büyük, “Teheccüd namazı” var çok büyük…

Yahu “Şükür namazını” ben duymadım! Ne Kur’ân’da duydum ne hadiste duydum! Peki kaynağı ne bunun? Kaynağı yok!

Şimdi Allâhu Teâlâ şükür ile sabırdan imanı yarattı. Sen Allah’a şükretmek istiyorsan:

Yemekten sonra kaç defa “Elhamdülillahi Rabbil âlemin” diyorsun! Çoğu zaman, Besmele’de gelmez, şükürde gelmez. Besmele’siz yerken de her yudum:

“Senin Allah belanı versin” der sana. “Sana hastalık olsun inşallah” der.

Eee şimdi bakın bir yudum suya 21 defa şükür edebiliyor musun? Devamlı ama kesiksiz, o zaman, sen şükür edenlerdensin. Bunu örnek olsun diye söylüyorum:

Bir su içince 21 defa diyorum. 21’de hikmetler vardır. Bir yumurtayı tavuğun altına koy 21 günde can olur. 21 defa hiçbir sofrada, isterse kafirin sofrasında oturayım, bu şükürden geri kalmam. Allah’ta beni hiç mağdur bırakmaz, hiç rızık konusunda mağdur duruma düşmedim ömrüm boyunca. Çünkü şükür ziyadeleştirir bir şeyi. Hiçbir zaman ama bak, bak şu yaşıma geldim!

Şükredersen, zorda kalmaz insan.

Şimdi “Elhamdülillah” dersen, sağındaki melek; “Rabbil âlemin” der.

Elhamdülillahi Rabbil âlemin” dersen, o “Amin” der.

Sen birine hayır dua edersen ki, her derviş ‘Mürşid’ine, anasına, babasına, bütün sofi kardeşlerine’ kendisini katmadan dua etmesi lazım. Ben bunu her yatsı namazında yaparım. Kendini katmayacaksın. Allah diyor ki; “Kulumun niyeti var istemeye, dua etmeyi de hayasından, edebinden yapmazsa, onun işini daha da kolaylaştırırım” diyor, “Onun ayaklarını sabit kılarım birçok şeyde” diyor.

Şükretmek; birinci derecede dili şükre alışık olacak, ikinci derecede şükür Allâhu Teâlâ’nın yaşa dediği gibi yaşamaktır. O da şükürdür. Allah’ın dediği yolun dışına çıkmamak.

Fakir, fukaraya tasaddukta şükürdür. 

Ya Rabbi Elhamdülillahi Rabbil âlemin, bir fakire verecek kadar malım var” demektir.

Yani şükrün çok şekli var. Bugün işte kabirde sorgu namazı yok, şükür namazı yahu kaynağı ne kardeşim?

Bakın Ashap’tan bazı kişiler; “İkindi namazını 10 rekata çıkaralım” dediler:

“Bir nokta ekleyenin kellesini uçururum” dedi Peygamberimiz. Bir şey ne eksiltilir ne artırılır, namaz için.

Allah Kur’ân’da hükmünü kesti bitirdi. Ee biz durmadan ya onu ekliyoruz, ya bunu ekliyoruz, ya şunu çıkarıyoruz… Allah Allah! Bu din kurulmuş artık yolunda gidiyor, yürüyen bir treni düşün, çalışan motora ilave olur mu, eksiltme olur mu?

4 Rekatlık Hacet Namazı

Hacet namazı var. Allah’tan ne tür hacetin varsa. Mesela; bizim sofilerin çoğu hacet namazı ile bana geldiler.  “Ya Rabbi, Mürşid’imi göster” dedi, Allah’ta beni gösterdi onlara.

Hacet namazı, ya Cuma gecesi ya Kadir Gecesi yani bu gecelerden biri, bunlar olmuyorsa, gece yarısından sonraki bir zamanda, itinayla boy abdesti alacaksın, dünya kelamı konuşmadan; “Niyet ettim Ya Rabbi hacet namazı kılmaya”,

Allahu ekber,

Birinci rekatta; Sübhaneke, Fatiha, 3 tane Ayetel Kürsi okuyacaksın.

İkinci rekatta; Fatiha, İhlas, Felak ve Nas Süre’lerini okuyacaksın.

  1. ve 4. rekatlar ikinci rekatla aynı.

Ondan sonra elini açar duanı yaparsın. Allah’tan bir şey istemek de ibadettir.

Hz. Musa ya diyor  ki; “Atının, samanını arpasını Ben’den iste!”

Duanı yaparsın dünya kelamı konuşmadan, sağ tarafına kıbleye dönecek şekilde yatarsın, Allah’ı zikrederek uyursun. Allah dilerse sana onun cevabını verir. Ha dilemedi tekrarlayacaksın! Usanmayacaksın! Bu her türlü hacet içindir. Aklına ne geliyorsa meşru olan. Yani “Falan yerde hırsızlık yapacanda yakalanır mıyım yakalanmaz mıyım?” diye hacet namazı olmaz. Allah’ın meşru kılmadığı şeyler için hacet namazı olmaz. Onun dışında her türlü murad için kılınır. Ama bugün için birçok bid’at girmiş dine. Öyle enteresan şeyler var ki insan hayrete düşüyor!

“Çok şık saç tarayan insan zengin olur” diyor hadis-i şerif. Gel de mantığını anla!

——————————————-
NOT: Sohbetlerde işittiklerinizi veya okuduklarınızı kendi kendinize yapıp, vird haline getirmeyin, tasavvuf ehli iseniz Mürşid veya vekile danışmadan günlük zikir dersine ekleme ya da çıkarma da yapmayın. Ama arasıra yapılmasında da mahzur olmadığını da belirtmek isteriz. 

#nefseibadet #duhanamazı#teheccüdnamazı#hacetnamazı#şükür #sadaka #yardımetmek #zenginlik#ibadet#meleklernezamanaminder#melek

Mürşid’siz Zikir Yapılır Mı? – Her Ayetin 4 Hâdimi Nedir?

0

Zikir, Peygamber (s.a.v.) Efendimizin hayatında geldi. Mezhepler çok sonradır. Ama zikir Peygamberimizin sağlığında geldi; cehri ve hafi olarak. Ebu Bekir Sıddık’a (r.a.) hafi zikir, cehri zikir de Hz. Ali Efendimiz kanalıyla bugünlere ulaştı.

Femenya’mel miskale zerratin hayray yerah” diyor, ayet-i kerimede. “Miskale zerratin’’; yani zerre, miskali zerre kadar da olsa hiçbir amel kaybolmaz, ötelerde karşılığını bulur. Fakat her ayetin 4 hâdimi var, 4 tane görevli melek var her ayette. “Elif’’ diyorsun bir ayet. “Lam’’ diyorsun bir ayet. “Mim” diyorsun bir ayet.

Elhamdü lillahi Rabbil âlemin” bir ayet, “Maliki yevmiddin” bir ayet, her ayetin 4 hâdimi var. Bu hâdimin iki tanesi seni yükseltirken, 2 tanesi seni alçaltır, Allah’ın ipine sarılmak gayretinde olan iyi niyetli insanı asla alçaltmaz, o onu yükseltir. Fakat çok yaptığın an görüntüler başlar. Bakın size bir olay anlatayım… Benim bir tanıdığım var, şurada bir sohbet açacak olsa, buradan bir ay kalkamazsınız, işinizi gücünüzü terk edersiniz. Ben o kadar güzel değilim… Onun o kadar mükemmel ifade yeteneği var. Yani süzme bal. Ama Peygamber Efendimiz (s.a.v.) diyor ki; “Ben ümmetimin, iyi söz söyleyen münafıklarından korkarım.’’

Bakın bu çocuk, aynı sizin gibi yıllar önce namaza başladı, bir namaz diğerine yakın zaman alıyordu, uzun bir sakal bıraktı, yani hayatının yüzde seksenini Allah ile olmaya adadı. Zikre başladı.

“Yapma oğlum, yanlış yoldasın, bir Mürşid’e git!” dedim.

“Hadi ya, Mürşit kim oluyor?” dedi. İlim, irfan ben de çok yani…

“Oğlum bak! Bütün Allah dostları diyor; ‘Şeyhi olmayanın, şeyhi şeytandır!’ sen zaten bu hayatı yaşamazsan şeytan seni tekeline almıştır, seninle uğraşmaz, normal avam gibi yaşasan yine bir şey olmaz ama sen yani tamamen tasavvuf ehlinin hayatını yaşamaya çalışıyorsun ama Mürşid’in yok.”

“Heyt! Mürşit kim?  Benim diyen Mürşit gelsinde benimle aşık atsın!” dedi.

Ne kadar dediysek fayda etmedi. Bir gece âlem-i manada şeytan geliyor, haça bir secde ettiriyor bunu, sabah Allah’a söverek kalktı. 10 yıl Allah’a sövdü, gezdi. Allah o kadar sabırlı ki ki onu parçalamadı…

 

—————————————–

NOT: Sohbetlerde işittiklerinizi veya okuduklarınızı kendi kendinize yapıp, vird haline getirmeyin, tasavvuf ehli iseniz Mürşid veya vekile danışmadan günlük zikir dersine ekleme ya da çıkarma da yapmayın. Ama arasıra yapılmasında da mahzur olmadığını da belirtmek isteriz.

#mursid #mursit#mürşid#mürşit#mürid#derviş#tasavvufehli #hadim#zikir

 

Hastalıklara Şifa Ve Her Türlü Murad İçin Okunabilinecek Dualar

0
Öncelikle dua niyettir, niyet edip, aşağıdaki belli terkiplerden hepsini yada bir kısmını okunabilirsiniz. 
(Ayrıca burada her murad için denilen formülleri başka hacetleriniz içinde kullanabilirsiniz.) Şifa ayetleri her hastalık için okunabilir.
 Hastalıklara Şifa İçin Okunabilinecek Dualar:
Eûzu billahi mineş-şeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim,
* Fatiha,
* İhlas,
* Ayetel Kürsi,
* Felak,
* Nas,
* Amenerrasulu,
* Selâmün kavlen mir Rabbir Rahim,
Buraya kadar okunan dua ve sûreler istenilen sayılarda okunur.
Daha sonra;
Salavat: “Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammed” şeklinde duadan önce bir defa salavat getirilir.
Dua edilir. (Allâhu Teâlâ’dan şifa ister kişi.)
Salavat: “Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammed” şeklinde duadan sonrada bir defa salavat getirilir.
Dilek İçin Okunabilinecek Dualar (Hastalık İçinde Ayrıca Bu Dualarda Okunabilir.)
Ferdün Hayyun Kayyumun, Hakemun Adlun Kuddûsun, iyyake na’budu ve iyyake nestain, inna fetahna leke fethan mübina, selâmün kavlen min Rabbir Rahim” (İstenilen sayıda okunur.)
Daha sonra:
Salavat: “Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammed” şeklinde duadan önce bir defa salavat getirilir.
Dua edilir. (Allâhu Teâlâ’dan şifa ister kişi.)
Salavat: “Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammed” şeklinde duadan sonrada bir defa salavat getirilir.
2’inci Yol:
Muradınız neyse ona niyetle:
“La havle vela kuvvete illa billahil Aliyyül Azim.” (İstenilen sayıda okunur.)
Daha sonra:
Salavat: “Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammed” şeklinde duadan önce bir defa salavat getirilir.
Dua edilir. (Allâhu Teâlâ’dan şifa ister kişi.)
Salavat: “Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammed” şeklinde duadan sonrada bir defa salavat getirilir.
Muradınız neyse ona niyet edilir. Mesela; “Falanca kişinin şifası için 700 adet salavat çekeceğim inşallah” deyip, niyet edilir ve salavata başlanır. (Bu sayı kendi belirlediğiniz adette sayıdır.) Kişi muradı olsun yada olmasın en kısa sürede salavatları tamamlamaya çalışır.
Salavat: “Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammed” şeklinde 700 adet  çekilir.
Dua edilir. (Allâhu Teâlâ’dan şifa ister kişi.)
Salavat: “Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammed” şeklinde duadan sonrada bir defa daha salavat çekilerek bitirilir.
Not:
Yazıdaki sayı temsili yazılmıştır. Bu sayı kendi belirlediğiniz adette sayıdır. 500 adet olur, 7000 adet olur. Güç getirebiliceğiniz adette sayı olmalıdır.
4’üncü Yol:
Bismillâhirrahmânirrahîm,
“Lâ ilâhe illâ ente Subhâneke innî küntu minez zâlimîn.”
İstenilen sayıda çekilebilinir.
Salavat: “Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammed” şeklinde adet  çekilir.
Dua edilir. (Allâhu Teâlâ’dan şifa ister kişi.)
Salavat: “Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammed” şeklinde duadan sonrada bir defa daha salavat çekilerek bitirilir.
——————————————-
NOT: Sohbetlerde işittiklerinizi veya okuduklarınızı kendi kendinize yapıp, vird haline getirmeyin, tasavvuf ehli iseniz Mürşid veya vekile danışmadan günlük zikir dersine ekleme ya da çıkarma da yapmayın. Ama arasıra yapılmasında da mahzur olmadığını da belirtmek isteriz. 
#şifa #şifaiçinokunacakdua #hastalık #dert #muratiçin#muratduası#niyet #afiyet #dua #sağlıkiçin #hertürlümurat

Allah Kıskançtır! – Sevgideki Ölçü – Şimşeğin Görevleri – İnsana Verilen Emanet Nedir? – Halk İçindeki Hz. Musa Ayarındaki İnsanlar – Keşfi Açık Hayvanlar – Cinliler Neden Korkar? – Köpeğin Yaratılışı – Hz. Adem’in Yaradılışında Şeytanın Allah’tan İstedikleri

0

Allah Kıskançtır – Sevgideki Ölçü

Akıbet biliniyordu yani. Hz. Hasan, Hz. Hüseyin radiyallahuanhu akibeti biliniyordu. Bir gün Hz. Hasan (r.a.) böyle 3-5 yaşlarında sevimli hali oynuyor böyle Peygamberimizin önünde. Bir de muska takmışlar boynuna, böyle ip ile bağlamışlar. O anda Cebrail Aleyhisselam geliyor, diyor; “Ya Resullulah, tam o ipin olduğu yerden kesecekler Kerbela’da.” Yani bunlar biliniyordu. Peki, ne için kesildi bunlar biliyor musun? Hikmeti ne? Hikmetini de söyleyeyim biraz zor anlarsınız ama.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) torunlarını çok seviyordu. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (r.a.) en çok seviyordu. Hatta, hutbeye ikisi iki kolunda çıktı, o kadar seviyordu. Allah kıskançtır, onun içindir onların şehit edilmesi. Aynı zamanda, büyük bir makam kazandırdı onlara, cennetin reyhanıdırlar ikisi de. Deminde dedim ya, Cenab-ı Hakk kıskançtır. Allah bir kulunu sevdiyse, onun başka taraflara fazla sevgiyle meyletmesinden hoşlanmaz.

Sevgiyi, kontrol altına almak çok kolay. Bakın Allah dostları bir saniye Allah’ı unutsun, bedenini cenabet bilip boy abdesti alır. Bir saniye Allah’tan gafil olsun, konuşurken, yerken, içerken, gezerken, çalışırken, uyurken. Uyurken dahi, gafil değil. Bir saniye Allah’tan gafil olsun, kalkar boy abdesti alır, bedenini kerih bilir, cenabet bilir.

Peki, bu nasıl mümkün?

Aklın sahibine güvenmek ile akla değil. Aklı sahibine teslim et. Aklın sahibine güveneceksin, akla değil. Biz akla güveniriz dünyada. İşte “Düşündüm, aklımı kullandım…” bu yanlış. Aklı sahibine devrettiğin an, Allah’tan gafil olmazsın.

İkincisi, sevgideki ölçü nedir? Allâhu Teâlâ’yı her şeyden çok seveceksin, her şeyden çok! Resullulah’ı sonra, sonra kimi seversen sev, bu iki sevgiyi her sevginin üzerinde tutacaksın. O zaman, mesele yok. Ama sen, Allah’tan çok başka bir şeye meylettiğin an Allah kıskançtır.

Ya devreye girer yada Peygamber Efendimiz (s.a.v.) diyor ya; “Bir insan en çok neyi seviyorsa, onun Allah’ı o” diyor. Öyle bir yanlışa düşer kişi. İşte, burada ölçüler çok önemli. Yani işte, o Yüceler Yücesini bilmiyoruz, tanımıyoruz. Onun için de hep isyanlardayız, o kör nefsi durduramıyoruz, “Yok olmadı, yok gitmedi…” Kimi, kime şikayet ediyoruz ya? Sevgi işte, Allah’a olan sevgide kişi samimi olacak, iradeli olacak, kararlı olacak, azimli olacak. Allah’ı hudutsuz sev, Peygamberi sev, ondan sonra, kimi seversen sev. Ama Allâhu Teâlâ ve Peygamberimizin önüne başka bir sevgi koyarsan, işte o zaman yandın. Ölçüler bunlar. Akla değil, aklın sahibine güvenip dayanacaksın çünkü; aklı veren O. Biraz ayarını çevirse, donumuzu başımıza geçirir, gezeriz sokaklarda. Yok mu böyleleri? Var. Bize ibret olarak gösteriyor Allah. Öyleyse o akıl nimeti, o hidayet nimeti, o sağlık sıhhat nimeti bunlar için, acaba hangi şükür yeter ya?

Gözümüze bir toz kaçınca, dünya kararıyor başımıza. Tüm vücudunun sıhhatini düşün ya yıllardır. Allâhu Teâlâ’nın lütfu bunlar. Allah’ın hakkı ödenir mi? İki gece uyumasak Drakula’ya dönüyoruz. Allah’ın hakkı ödenir mi? Daha neler neler…

Ya bir sperm hücresi bir toplu iğnenin başının 10 binde biri kadar seni ondan yaratıyor Cenab-ı Hakk, düşün yani. Ve yolculukları göreceksin. Bu sperm hücrelerinin yumurtaya hareketi, yumurtaya geliyor dış kabuğunu delmek için bir sperm hücresinden bir matkap açılıyor. Matkabın ağzında korumalar var, onlar açılıyor. O yolculuğu bir görsen, vallahi en katı kafir iman eder. Bir yumurtayı delipte onu delmek için neler kullanıyor. Matkap kullanıyorlar bir güzel. Yakıtı da ne biliyor musun? Bir de vesait ile geliyor sperm hücresi, vesaitin yakıtı da şeker. O yolculuğu bir göreceksin, yani; en katı kafir iman eder. Allah seni ve o kadar şeyi nelerle donatmış. Yumurtayı delip girmek için kabuğuna matkabı da var, vesaiti de var ulaşmak için, yakıtı daha var, hepsi de var.

Şimşeğin Görevleri

Şimdi, bunu yaratan Allah’a yarın mezarda seni diriltmek ne ki? İşte, şeye gerek yok, ya şurada 2 ay önce bütün kâinat kupkuru daldı. Kupkuru dala o hayatı veren, ölü hepsi, ölü çimen yazın kavruluyor, bitiyor. Takır takır kurumuş, bitmiş. İki yağmurdan sonra, şimdi sen 100 kere sulasan bitki öyle büyümez. Ama iki yağmur yağsın, fışkırır gider. Neden? Şimşek çaktığı vakit yağmura üre mayalıyor. O bitkinin istediği bütün gıdalar, onun içinde iniyor. Sen sanıyormusun Allah sırf bizi besliyor, o şimşeği boşuna mı yarattı Cenab-ı Hakk?

O elektriklenmede bir güzel üre oluşturuyor ve yağmura karıştırıyor. O bitkinin gıdasını da veren Allah ama biz bunları görmüyoruz ki! Onun için Allah dostları, en çok en çok Allah’ı seven ve en çok Allah’tan korkan onlar. Çünkü; birçok şeyin farkındadır.

“Küllü cahilin cesura.” Arapların atasözüdür. Cahil cesurdur. Bu dünyada insan neyin ne kadar farkına vardıysa, o kadar insandır. Makamın, zenginliğin bir ehemmiyeti yok! Toprak altında bunların hiçbir önemi yok. Ne yaptın? Ne bildin? Amel olarak ne yaptın? Allah için ne yaptın? Ama bugün, materyalist sistemde iki tane hedef var; biri seks, biri para. Bunların ikiside insanı cehennemin dibine götürecek. Allah’ın rahmetini asla götürmez.

Şimşek, şimşeğin bir, iki görevi var. Şimşekte enerjiden kırbaçtır, Hz. Mikail Aleyhisselam’ın elindeki kırbaçtır, bulutları sürer. Kırbaçı sallar, onun ürettiği elektrik normal bu elektrik gibi değil, onun içeriği farklı bir elektrik. O atmosferde bitkilerin gıdasını oluşturup, yağmura karıştırır.

İkinci bir görevi vardır. Onunla nereye zarar verilecek, kim öldürülecek, onun elinde liste vardır. Kırbacının ucu ona kadar ulaşır, o tahribatı da yapar. Yani, bütün melekler harfiyen emirlere uyar, onlarda irade yoktur. Yani, hür irade yoktur, kararı kendileri vermez. Onlar ne ile emrolunduysa, onu yaparlar.

İnsana Verilen Emanet Nedir?

Hür irade verilmiş, tek insandır. Buna da “Emanet” diyor Cenab-ı Allah. “Emaneti, dağlara, taşlara teklif ettik, kabul etmedi. İnsan kabul etti. O, çok cahil ve çok nankördür” diyor insan için. Geneli çok cahil ve çok nankördür.

İnsanda hür irade olmasaydı, insan için cehennem söz konusu olmazdı. Hür irade var. Ya Allah’ın zahmetine ya Allah’ın rahmetine gidecek. Ne ile gidecek? Yolunu seçecek, yani Allah koymuş sana. “Ya şeytanla onun avamesi, yoldaşı olursun, ya da Ben’im rızama gelirsin.” Nefsin zaafları bugün 100 kişinin, 99’unu helak ediyor. Nefsin arzuları, işte güçlü geliyor gidiyor bir güzel. Ee o iradeden, ondan, şundan, bundan bahsetmesi… O çok zayıf bir varlık. O kirli bir böcekten başka bir şey değil yani. Ama gel söyle ona. “Bilen de benim, aydında benim, her şey benim…” der.

Halk İçindeki Hz. Musa Ayarındaki İnsanlar

Hz. Musa (a.s.)’a soruyor vatandaşın biri, büyük peygamberlerden ya:

“Ya Musa, halkın içinde sizin ayarınızda insan var mı?”

“Var.”

“Kim onlar?”

İnsan bu üç şeyin atmosferinde yaşarsa “insan-ı kamil” olur. Musa Aleyhisselam üç şey diyor:

“Konuştuğu zikir yani hayır. Konuştuğu zikir, sükutu fikir, bakışı ibret olanlar” diyor, “Bu üç halle hallenen bizim ayarımızdadır.”

Bu hal zaten sadece sufilerde olur, başkasını da olmaz. Konuştuğu hayır ise zikirdir. Allah’ın hoşnut olduğu her sohbet, zikirdir. Sükut-u fikir; yani fikir nedir,  “Murakabe” diyoruz diğer bir isimle.

İnsan fikir nereden dalarsa dalsın, fikir bir dağ gibidir. Her yönden, tırmanılan bir dağ gibidir, ona tırmanacaksın. Nedir? Bir sperm hücresinin dahi fikrin giriş kapısını yaparsın. Bir meyve ağacını yapabilirsin, bir şunu, bir bunu. Bugün meyve ağaçları öyle laboratuvarlar, öyle bilim adamları, öyle çalışanlar, hep Allah zikri ile o meyveyi oluştururlar. Ya benim, burada bir ayva var, şurada 5 senede verdiği ayva, kavun gibi mübarek. Bilmiyorum ama orada koca bir çukur açılması lazım. Bir şey eksilmiyor bile dibindeki topraktan, ne ile oluştu bu? Bu insanları topla hepsini beceremez bile bir tane ayva var edemez. Bu işte, o fikir kapısıdır. Buna benzer milyonlarca fikir kapısı var. Yani Yaradan buna ne yükledi, nasıl emretti, nasıl öğretti o sanatı nasıl biliyor? Ağaçta akıl mı var dersin, fikir mi var dersin? Sende, bende olmayan birçok hal var.

Keşfi Açık Hayvanlar

Kedinin, köpeğin keşfi açıktır, aynı evliyanın gibi. Baktığı vakit niyetini bilir. Yani, senin aklından geçeni bilir. Keşfi bir güzel açık.

Cinliler Neden Korkar? Köpeğin Yaratılışı

Cinlilerin, en korktuğu şey köpektir. O yüzden, birine tasallut olduğu zaman kendi köpekten çok korktuğu için ona da köpek gibi görünür. Köpek yiyor çünkü yakaladı mı cini. Köpeğe karşı hiç şansı yok. Çünkü; köpek şeytan tükürüğüyle Adem’in göbeğinden yaratıldı. Yani, iki nesne var köpekte. Mayası şeytanın tükürüğü.

Hz. Adem’in Yaradılışında Şeytanın Allah’tan İstedikleri

Adem Aleyhisselam Suriye’de yoğuruldu. Dünyanın her yerinden toprak aldırdı Hz. Cebrail’e, Suriye’de bir su var hala akar, onunla yoğurttu Cenab-ı Hakk onu. Şekillendirdi. Kururken onu kaldırdı yukarılara. Kaldırdı toprak haline bir yere bıraktı, ne kadar kalacaksa orada. İşte, şeytan geldi. Baktı, baktı aşağılık gördü. “Ya, ben ateşin gücünden yaratıldım, bu topraktan bu benden nasıl üstün olur? Tuuu!” yaptı. Bu göbeğimizin olduğu yere. Aşağılamak için.

Hz. Cebrail Aleyhisselam hemen onun tükürüğünden o çamurdan, bir parça kopardı, fırlattı havada giderken, Allah ondan köpeği yarattı. Sonra melekler dedi; “Yarabbi, biz seni zikirden aciz miyiz ki yeryüzünde kan akacak, günah işleyecek bir kavim yaratıyorsun!” Meleklerin büyük bir toplumu böyle, dedi Allah’a.

Cenab-ı Hakk’ta dedi ki; “Ey meleklerim, siz Ben’im bildiğimi bilmezsiniz.”

Ve topladı dedi ki; “Ben, Adem’e can verirken, hepiniz Adem’e secde edeceksiniz!” dedi.

Şeytanda meleklerin hocası o zaman, imamı. En alimi yani. Ve Adem’e can verdi, bütün melekler secde etti, İblis etmedi. Allah’ın emrini dinlemedi. Bir şua geldi yukarıdan. Şeytanın tepesine indi ve şekli değişti, çirkin, berbat bir şekle girdi. Adem Aleyhisselam kalktı, oturdu, hapşurdu.

Hapşurur hapşurmaz; “Elhamdülillahi Rabbil âlemin” dedi.

Melekler şaşırdı kaldı. İlk yaratılış.

Elhamdülillahi Rabbil âlemin la ilahe illallah Muhammeden Resulullah Allah.” Başladı zikire:

Ya Allah, Ya Hu, Ya Hakk, Ya Hay, Ya Kayyum, Ya Kahhar, Ya Fettah, Ya Vahid, Ya Ehad, Ya Samet… Bin bir isim.

Melekler şaştı kaldı. “Yarabbi, sen çok doğru söyledin. ‘Sizin bilmediğinizi ben biliyorum’ dedin, bu yeryüzünün halifesidir” dediler.

Ondan sonra şeytan; “Ey Rabbim, beni azdırmana karşı senden mühlet istiyorum.” “Benim azmama karşı” demedi…

“Sen mühlet verilenlerdensin.”

“Yetmez, onların damarlarından kalbe kadar yolları bana yol kıl.”

“Verdim!”

“Yetmez!”

“İnsanın 4 yönünü bana ver.”

“Verdim!”

Daha istedi işte. Kadınları istedi.

“Verdim” dedi.

Melekler gözyaşı döktü. “Yarabbi, sen bunları düpedüz cehennem için yarattın, bir insanın 4 yönünü şeytana verirsen bu nasıl kurtulur?” dedi. Cenab-ı Hakk dedi ki; “O, meluna iki yönü unuturdum Ben. Secde haliyle, dua hali. Onlar, direk Bana gelir.”

Dikkat et, namazda her halde vesvese gelir ama ne secde halinde gelir ne dua halinde gelir. Bunlar direkt Allah’a gider. Ve dedi ki; “Ben’im has kullarımın üzerinde şeytanın hiçbir etkisi yok” dedi. “Hiçbir tesiri yok!”

——————————————-
NOT: Sohbetlerde işittiklerinizi veya okuduklarınızı kendi kendinize yapıp, vird haline getirmeyin, tasavvuf ehli iseniz Mürşid veya vekile danışmadan günlük zikir dersine ekleme ya da çıkarma da yapmayın. Ama arasıra yapılmasında da mahzur olmadığını da belirtmek isteriz. 

#Allahsevgisi#Allahkıskançtır#Peygambersevgisi#sevgi#HzAdem#Adem #insan #şimşek#toprak#tabiat#insanınyaratılışı#köpek #hayvan#melek#şeytan #cin#akıl#aklagüvenme #peygambergibiolanlar