Allah Kıskançtır! – Sevgideki Ölçü – Şimşeğin Görevleri – İnsana Verilen Emanet Nedir? – Halk İçindeki Hz. Musa Ayarındaki İnsanlar – Keşfi Açık Hayvanlar – Cinliler Neden Korkar? – Köpeğin Yaratılışı – Hz. Adem’in Yaradılışında Şeytanın Allah’tan İstedikleri

0
918

Allah Kıskançtır – Sevgideki Ölçü

Akıbet biliniyordu yani. Hz. Hasan, Hz. Hüseyin radiyallahuanhu akibeti biliniyordu. Bir gün Hz. Hasan (r.a.) böyle 3-5 yaşlarında sevimli hali oynuyor böyle Peygamberimizin önünde. Bir de muska takmışlar boynuna, böyle ip ile bağlamışlar. O anda Cebrail Aleyhisselam geliyor, diyor; “Ya Resullulah, tam o ipin olduğu yerden kesecekler Kerbela’da.” Yani bunlar biliniyordu. Peki, ne için kesildi bunlar biliyor musun? Hikmeti ne? Hikmetini de söyleyeyim biraz zor anlarsınız ama.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) torunlarını çok seviyordu. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (r.a.) en çok seviyordu. Hatta, hutbeye ikisi iki kolunda çıktı, o kadar seviyordu. Allah kıskançtır, onun içindir onların şehit edilmesi. Aynı zamanda, büyük bir makam kazandırdı onlara, cennetin reyhanıdırlar ikisi de. Deminde dedim ya, Cenab-ı Hakk kıskançtır. Allah bir kulunu sevdiyse, onun başka taraflara fazla sevgiyle meyletmesinden hoşlanmaz.

Sevgiyi, kontrol altına almak çok kolay. Bakın Allah dostları bir saniye Allah’ı unutsun, bedenini cenabet bilip boy abdesti alır. Bir saniye Allah’tan gafil olsun, konuşurken, yerken, içerken, gezerken, çalışırken, uyurken. Uyurken dahi, gafil değil. Bir saniye Allah’tan gafil olsun, kalkar boy abdesti alır, bedenini kerih bilir, cenabet bilir.

Peki, bu nasıl mümkün?

Aklın sahibine güvenmek ile akla değil. Aklı sahibine teslim et. Aklın sahibine güveneceksin, akla değil. Biz akla güveniriz dünyada. İşte “Düşündüm, aklımı kullandım…” bu yanlış. Aklı sahibine devrettiğin an, Allah’tan gafil olmazsın.

İkincisi, sevgideki ölçü nedir? Allâhu Teâlâ’yı her şeyden çok seveceksin, her şeyden çok! Resullulah’ı sonra, sonra kimi seversen sev, bu iki sevgiyi her sevginin üzerinde tutacaksın. O zaman, mesele yok. Ama sen, Allah’tan çok başka bir şeye meylettiğin an Allah kıskançtır.

Ya devreye girer yada Peygamber Efendimiz (s.a.v.) diyor ya; “Bir insan en çok neyi seviyorsa, onun Allah’ı o” diyor. Öyle bir yanlışa düşer kişi. İşte, burada ölçüler çok önemli. Yani işte, o Yüceler Yücesini bilmiyoruz, tanımıyoruz. Onun için de hep isyanlardayız, o kör nefsi durduramıyoruz, “Yok olmadı, yok gitmedi…” Kimi, kime şikayet ediyoruz ya? Sevgi işte, Allah’a olan sevgide kişi samimi olacak, iradeli olacak, kararlı olacak, azimli olacak. Allah’ı hudutsuz sev, Peygamberi sev, ondan sonra, kimi seversen sev. Ama Allâhu Teâlâ ve Peygamberimizin önüne başka bir sevgi koyarsan, işte o zaman yandın. Ölçüler bunlar. Akla değil, aklın sahibine güvenip dayanacaksın çünkü; aklı veren O. Biraz ayarını çevirse, donumuzu başımıza geçirir, gezeriz sokaklarda. Yok mu böyleleri? Var. Bize ibret olarak gösteriyor Allah. Öyleyse o akıl nimeti, o hidayet nimeti, o sağlık sıhhat nimeti bunlar için, acaba hangi şükür yeter ya?

Gözümüze bir toz kaçınca, dünya kararıyor başımıza. Tüm vücudunun sıhhatini düşün ya yıllardır. Allâhu Teâlâ’nın lütfu bunlar. Allah’ın hakkı ödenir mi? İki gece uyumasak Drakula’ya dönüyoruz. Allah’ın hakkı ödenir mi? Daha neler neler…

Ya bir sperm hücresi bir toplu iğnenin başının 10 binde biri kadar seni ondan yaratıyor Cenab-ı Hakk, düşün yani. Ve yolculukları göreceksin. Bu sperm hücrelerinin yumurtaya hareketi, yumurtaya geliyor dış kabuğunu delmek için bir sperm hücresinden bir matkap açılıyor. Matkabın ağzında korumalar var, onlar açılıyor. O yolculuğu bir görsen, vallahi en katı kafir iman eder. Bir yumurtayı delipte onu delmek için neler kullanıyor. Matkap kullanıyorlar bir güzel. Yakıtı da ne biliyor musun? Bir de vesait ile geliyor sperm hücresi, vesaitin yakıtı da şeker. O yolculuğu bir göreceksin, yani; en katı kafir iman eder. Allah seni ve o kadar şeyi nelerle donatmış. Yumurtayı delip girmek için kabuğuna matkabı da var, vesaiti de var ulaşmak için, yakıtı daha var, hepsi de var.

Şimşeğin Görevleri

Şimdi, bunu yaratan Allah’a yarın mezarda seni diriltmek ne ki? İşte, şeye gerek yok, ya şurada 2 ay önce bütün kâinat kupkuru daldı. Kupkuru dala o hayatı veren, ölü hepsi, ölü çimen yazın kavruluyor, bitiyor. Takır takır kurumuş, bitmiş. İki yağmurdan sonra, şimdi sen 100 kere sulasan bitki öyle büyümez. Ama iki yağmur yağsın, fışkırır gider. Neden? Şimşek çaktığı vakit yağmura üre mayalıyor. O bitkinin istediği bütün gıdalar, onun içinde iniyor. Sen sanıyormusun Allah sırf bizi besliyor, o şimşeği boşuna mı yarattı Cenab-ı Hakk?

O elektriklenmede bir güzel üre oluşturuyor ve yağmura karıştırıyor. O bitkinin gıdasını da veren Allah ama biz bunları görmüyoruz ki! Onun için Allah dostları, en çok en çok Allah’ı seven ve en çok Allah’tan korkan onlar. Çünkü; birçok şeyin farkındadır.

“Küllü cahilin cesura.” Arapların atasözüdür. Cahil cesurdur. Bu dünyada insan neyin ne kadar farkına vardıysa, o kadar insandır. Makamın, zenginliğin bir ehemmiyeti yok! Toprak altında bunların hiçbir önemi yok. Ne yaptın? Ne bildin? Amel olarak ne yaptın? Allah için ne yaptın? Ama bugün, materyalist sistemde iki tane hedef var; biri seks, biri para. Bunların ikiside insanı cehennemin dibine götürecek. Allah’ın rahmetini asla götürmez.

Şimşek, şimşeğin bir, iki görevi var. Şimşekte enerjiden kırbaçtır, Hz. Mikail Aleyhisselam’ın elindeki kırbaçtır, bulutları sürer. Kırbaçı sallar, onun ürettiği elektrik normal bu elektrik gibi değil, onun içeriği farklı bir elektrik. O atmosferde bitkilerin gıdasını oluşturup, yağmura karıştırır.

İkinci bir görevi vardır. Onunla nereye zarar verilecek, kim öldürülecek, onun elinde liste vardır. Kırbacının ucu ona kadar ulaşır, o tahribatı da yapar. Yani, bütün melekler harfiyen emirlere uyar, onlarda irade yoktur. Yani, hür irade yoktur, kararı kendileri vermez. Onlar ne ile emrolunduysa, onu yaparlar.

İnsana Verilen Emanet Nedir?

Hür irade verilmiş, tek insandır. Buna da “Emanet” diyor Cenab-ı Allah. “Emaneti, dağlara, taşlara teklif ettik, kabul etmedi. İnsan kabul etti. O, çok cahil ve çok nankördür” diyor insan için. Geneli çok cahil ve çok nankördür.

İnsanda hür irade olmasaydı, insan için cehennem söz konusu olmazdı. Hür irade var. Ya Allah’ın zahmetine ya Allah’ın rahmetine gidecek. Ne ile gidecek? Yolunu seçecek, yani Allah koymuş sana. “Ya şeytanla onun avamesi, yoldaşı olursun, ya da Ben’im rızama gelirsin.” Nefsin zaafları bugün 100 kişinin, 99’unu helak ediyor. Nefsin arzuları, işte güçlü geliyor gidiyor bir güzel. Ee o iradeden, ondan, şundan, bundan bahsetmesi… O çok zayıf bir varlık. O kirli bir böcekten başka bir şey değil yani. Ama gel söyle ona. “Bilen de benim, aydında benim, her şey benim…” der.

Halk İçindeki Hz. Musa Ayarındaki İnsanlar

Hz. Musa (a.s.)’a soruyor vatandaşın biri, büyük peygamberlerden ya:

“Ya Musa, halkın içinde sizin ayarınızda insan var mı?”

“Var.”

“Kim onlar?”

İnsan bu üç şeyin atmosferinde yaşarsa “insan-ı kamil” olur. Musa Aleyhisselam üç şey diyor:

“Konuştuğu zikir yani hayır. Konuştuğu zikir, sükutu fikir, bakışı ibret olanlar” diyor, “Bu üç halle hallenen bizim ayarımızdadır.”

Bu hal zaten sadece sufilerde olur, başkasını da olmaz. Konuştuğu hayır ise zikirdir. Allah’ın hoşnut olduğu her sohbet, zikirdir. Sükut-u fikir; yani fikir nedir,  “Murakabe” diyoruz diğer bir isimle.

İnsan fikir nereden dalarsa dalsın, fikir bir dağ gibidir. Her yönden, tırmanılan bir dağ gibidir, ona tırmanacaksın. Nedir? Bir sperm hücresinin dahi fikrin giriş kapısını yaparsın. Bir meyve ağacını yapabilirsin, bir şunu, bir bunu. Bugün meyve ağaçları öyle laboratuvarlar, öyle bilim adamları, öyle çalışanlar, hep Allah zikri ile o meyveyi oluştururlar. Ya benim, burada bir ayva var, şurada 5 senede verdiği ayva, kavun gibi mübarek. Bilmiyorum ama orada koca bir çukur açılması lazım. Bir şey eksilmiyor bile dibindeki topraktan, ne ile oluştu bu? Bu insanları topla hepsini beceremez bile bir tane ayva var edemez. Bu işte, o fikir kapısıdır. Buna benzer milyonlarca fikir kapısı var. Yani Yaradan buna ne yükledi, nasıl emretti, nasıl öğretti o sanatı nasıl biliyor? Ağaçta akıl mı var dersin, fikir mi var dersin? Sende, bende olmayan birçok hal var.

Keşfi Açık Hayvanlar

Kedinin, köpeğin keşfi açıktır, aynı evliyanın gibi. Baktığı vakit niyetini bilir. Yani, senin aklından geçeni bilir. Keşfi bir güzel açık.

Cinliler Neden Korkar? Köpeğin Yaratılışı

Cinlilerin, en korktuğu şey köpektir. O yüzden, birine tasallut olduğu zaman kendi köpekten çok korktuğu için ona da köpek gibi görünür. Köpek yiyor çünkü yakaladı mı cini. Köpeğe karşı hiç şansı yok. Çünkü; köpek şeytan tükürüğüyle Adem’in göbeğinden yaratıldı. Yani, iki nesne var köpekte. Mayası şeytanın tükürüğü.

Hz. Adem’in Yaradılışında Şeytanın Allah’tan İstedikleri

Adem Aleyhisselam Suriye’de yoğuruldu. Dünyanın her yerinden toprak aldırdı Hz. Cebrail’e, Suriye’de bir su var hala akar, onunla yoğurttu Cenab-ı Hakk onu. Şekillendirdi. Kururken onu kaldırdı yukarılara. Kaldırdı toprak haline bir yere bıraktı, ne kadar kalacaksa orada. İşte, şeytan geldi. Baktı, baktı aşağılık gördü. “Ya, ben ateşin gücünden yaratıldım, bu topraktan bu benden nasıl üstün olur? Tuuu!” yaptı. Bu göbeğimizin olduğu yere. Aşağılamak için.

Hz. Cebrail Aleyhisselam hemen onun tükürüğünden o çamurdan, bir parça kopardı, fırlattı havada giderken, Allah ondan köpeği yarattı. Sonra melekler dedi; “Yarabbi, biz seni zikirden aciz miyiz ki yeryüzünde kan akacak, günah işleyecek bir kavim yaratıyorsun!” Meleklerin büyük bir toplumu böyle, dedi Allah’a.

Cenab-ı Hakk’ta dedi ki; “Ey meleklerim, siz Ben’im bildiğimi bilmezsiniz.”

Ve topladı dedi ki; “Ben, Adem’e can verirken, hepiniz Adem’e secde edeceksiniz!” dedi.

Şeytanda meleklerin hocası o zaman, imamı. En alimi yani. Ve Adem’e can verdi, bütün melekler secde etti, İblis etmedi. Allah’ın emrini dinlemedi. Bir şua geldi yukarıdan. Şeytanın tepesine indi ve şekli değişti, çirkin, berbat bir şekle girdi. Adem Aleyhisselam kalktı, oturdu, hapşurdu.

Hapşurur hapşurmaz; “Elhamdülillahi Rabbil âlemin” dedi.

Melekler şaşırdı kaldı. İlk yaratılış.

Elhamdülillahi Rabbil âlemin la ilahe illallah Muhammeden Resulullah Allah.” Başladı zikire:

Ya Allah, Ya Hu, Ya Hakk, Ya Hay, Ya Kayyum, Ya Kahhar, Ya Fettah, Ya Vahid, Ya Ehad, Ya Samet… Bin bir isim.

Melekler şaştı kaldı. “Yarabbi, sen çok doğru söyledin. ‘Sizin bilmediğinizi ben biliyorum’ dedin, bu yeryüzünün halifesidir” dediler.

Ondan sonra şeytan; “Ey Rabbim, beni azdırmana karşı senden mühlet istiyorum.” “Benim azmama karşı” demedi…

“Sen mühlet verilenlerdensin.”

“Yetmez, onların damarlarından kalbe kadar yolları bana yol kıl.”

“Verdim!”

“Yetmez!”

“İnsanın 4 yönünü bana ver.”

“Verdim!”

Daha istedi işte. Kadınları istedi.

“Verdim” dedi.

Melekler gözyaşı döktü. “Yarabbi, sen bunları düpedüz cehennem için yarattın, bir insanın 4 yönünü şeytana verirsen bu nasıl kurtulur?” dedi. Cenab-ı Hakk dedi ki; “O, meluna iki yönü unuturdum Ben. Secde haliyle, dua hali. Onlar, direk Bana gelir.”

Dikkat et, namazda her halde vesvese gelir ama ne secde halinde gelir ne dua halinde gelir. Bunlar direkt Allah’a gider. Ve dedi ki; “Ben’im has kullarımın üzerinde şeytanın hiçbir etkisi yok” dedi. “Hiçbir tesiri yok!”

——————————————-
NOT: Sohbetlerde işittiklerinizi veya okuduklarınızı kendi kendinize yapıp, vird haline getirmeyin, tasavvuf ehli iseniz Mürşid veya vekile danışmadan günlük zikir dersine ekleme ya da çıkarma da yapmayın. Ama arasıra yapılmasında da mahzur olmadığını da belirtmek isteriz. 

#Allahsevgisi#Allahkıskançtır#Peygambersevgisi#sevgi#HzAdem#Adem #insan #şimşek#toprak#tabiat#insanınyaratılışı#köpek #hayvan#melek#şeytan #cin#akıl#aklagüvenme #peygambergibiolanlar

 

CEVAP VER

Yorumunuzu yazınız
İsminizi yazınız