Ana Sayfa Blog Sayfa 24

Bilenle Bilmeyen Bir Olur Mu? – Rükûda, Secdede Ve Namaz Sonrasında Zikir – Eve Giriş Çıkış Nasıl Olmalı?

2

İşte, onlar 24 saat Allâhu Teâlâ’nın huzurundadır. Onlar; konuşurken de, uyurken de onların kalbi, Allâhu Teâlâ ile beraberdir. Onlar Allâhu Teâlâ’dan asla gafil olmazlar, üç saniye gafil olsun, gider boy abdesti alırlar, bedenini cenabet bilirler. Yani kişiden kişiye de çok farklar var.

Şimdi biz müctehid alimlerin fetvaları ile rukuda:

Sübhane Rabbiyel Azim” diyoruz.

Secde de; “Sübhane Rabbiyel Ala” diyoruz.

Peygamber(s.a.v.) Efendimiz bunu kesinlikle böyle ifade etmiyor. Rukuda da, secde de de; “Sübhanallah deyin” diyor. En az üç defa. Ama bu böyle yerleşmiş böyle gidiyor. “Sübhane Rabbiyel Azim. Sübhane Rabbiyel Ala” diyoruz. Yine Subhan var. Azim ve Ala bunlar müştehid alimlerin fetvaları ile diyoruz.

Peygamberimiz (s.a.v.) namazın dışında, 33 tesbihi emretmiyor. Sadece “10 adet” diyor; 10 defa “Sübhanallah”, 10 defa “Elhamdülillah”, 10 defa “Allahu ekber”. Namazlardan sonra bunu diyor.

Yatağa girdiğiniz zaman, her gece mümin yatağa girdiği zaman, 33 defa “Sübhanallah”, 33 defa “Elhamdülillah”, 34 defa “Allahu ekber”. Bunların adeti 100 yapar, Peygamberimizin tembihatı bu. Ama böyle içtihat edilmiş, böyle geliyor. Ha buna da baş kaldırmak doğru mu? O da doğru değil. Takva ehli yani, takvada kemalat bulanlar Peygamberimizin dediği gibi yapar. Bunları zamanla öğrenirsiniz. Allâhu Teâlâ nasip eder.

Yani, o da namaz kılıyor, bizde kılıyoruz. O da tesbih çekiyor, bizde tesbih çekiyoruz. O da şunu yapıyor, bizde yapıyoruz. Öyle değil işte, içeriği çok farklı. Çok, çok değişik haller var. Makamlar öyledir ki birinin işlediği sevap, diğeri için günahtır. Onun işlediği sevapta, onun için günah sayılıyor, o artık zirve.

İşte insanlar, şeriatı öğrenmeden tarikatta kemâlat kazanamaz.

Kemalat öğrenmeden, hakikatte kemâlat kazanamaz.

Hakikat öğrenilmeden, marifette kemâlat kazanamaz.

Şeriatı iyi bilmek lazım ki, tarikatta kemâlat başlasın. Bugün şeriatta öyle haller vardır ki:

Hangi ayakla tuvalete girilir? Hangi ayakla camiye girilir? Hangi ayakla camiden çıkılır? Ayakkabı nasıl giyilir? Ayakkabı nasıl çıkarılır? Eve girdiğin vakit ne yapacaksın?

Ayakkabı kesinlikle, sağ ayak ile giyilir, sol ayak sonra gelir. Eve girdiğin vakitte:

“Eûzu billahi mineş-şeytanirraciym Bismillahirrahmanirrahim” dediğin an, seninle gelen şeytan kapıda durur, diğer şeytanlara der ki; “Bu evde bize ne yatak var ne yemek var” der.

Ve ayakkabı. Sol ayağını önce çıkaracaksın, sağ ayağını sonra. Giyerken sağ ayağını önce giyiyordun, sol ayak sonraydı. Çıkarırken de sol ayak önce, sağ ayak sonra.

Şeriat buraya kadar insana bir nizam ve intizamı ifade eder. Ama biliyor muyuz, bilmiyoruz. Lambur lumbur gireriz, lambur lumbur çıkarız.

Eve girdiğin vakit; Eûzu Besmele’den sonra her eve girişinde Ayetel Kürsi oku. 5-6 ay demeden maddi sıkıntıların yok olmaya başlar. Selam versen de olur.

Selam. Camiye selam verilir. Kabire selam verilir. Eve de selam verilir. Ama hiç bir şey okumadan lambur lumbur girersen. Şeytan da seninle içeri girer. Ona o gece yatakta vardır o evde, yemekte.

Ee biz, şeytanı kapıdan kovmasını bile bilmezsek, kemalat olmaz. Çıkarken de oku. Evinin kapısından çıktığın an Ayetel Kürsi oku. Okursan, o seni o gün birçok şeyden korur. Ama gelince de oku ki, eve sokma onu. Sen eve sokup dışarıda okuyorsun. Ona diyorsun ki; “Benim yerime kal evde. Ben akşam gelirim. Yarenlik ederim yine.”

Bir insan bineğine bindiği zaman ister at, ister eşşek, araba ne olursa olsun. Eûzu Besmele dememişse, biraz sonra şeytan sana der ki; “Hadi bir türkü söyle.” Sen başlarsın türkü mırıldanmaya. Türkü bilmiyorsan, bu sefer seni boş kuruntularla oyalar. Kafanda bir sürü boş kuruntu ile yolculuk edersin.

Biz insanlar bunun bile farkında değiliz. Kır onun belini orda Eûzu Besmele ile. Arabada da der; “Bize, burada yer yok, koltuklar dolu.” Boşta olsa. Diğer şeytanlara der ki; “Dön geri bu herife, biz türkü söyletemeyeceğiz.”

Yani; “Şeytan apaçık sizin düşmanınızdır” diyor Cenab-ı Hakk. Bu gece gündüz peşimizde. Apaçık senin düşmanın, buna karşı tedbir al, alıyor muyuz, yok! Kim alıyor, almamız lazım.

İşte kemâlat… Kemâlat… Kemâlat…

Bunların hepsi öğrenilecek. Ne kadar öğrenirsen, o derece kendini şeytandan da, nefisten de, bir sürü hannaslardan da, şundan da, bundan da korumayı da öğreneceksin.

Sübhanallahi velhamdü lillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber. Vela havle vela kuvvete illa billahil Aliyyül Azim.” Yani yemin var. Bunu çok okuyun, kalkandır. Ateşe karşı da kalkandır. Zorluğa karşı da kalkandır. Şeytana karşıda kalkandır. Bu seni kale gibi korur her bir taraftan. Peygamber salatu selam Efendimiz de diyor; “Onu çokça okuyun aklınıza geldikçe.”

Vela havle vela kuvvete illa billahil Aliyyül Azim.” Cenab-ı Hakk’a çok büyük bir teslimiyettir,  O’na da bu şekil teslim olun.

Şu kapıdan girince teslim olacaksan anahtar; “Vela havle vela kuvvete illa billahil Aliyyül Azim”dir, o anahtar ile orayı açmazsan, o teslimiyeti kendi başına başaramazsın, bilmek lazım, bilmek lazım, bilmek lazım.

Yani ne kadar bilirsen o kadar hayatına çeki düzen verirsin. İşte kemâlat başlar  kalpte, tezahürat başlar iyiye karşı.

Ya âlemlere rahmet olarak gönderilen Nebiler Nebisi yanlış şey söyler mi? Ne söylemişse, onun altında bin bir tane hikmet vardır. O, o haliyle bize ışık tutmuştur, bize yol göstermiştir, bizi selamete çıkarma gayretine girmiştir.


NOT: Sohbetlerde işittiklerinizi veya okuduklarınızı kendi kendinize yapıp, vird haline getirmeyin, tasavvuf ehli iseniz Mürşid veya vekile danışmadan günlük zikir dersine ekleme ya da çıkarma da yapmayın. Ama arasıra yapılmasında da mahzur olmadığını da belirtmek isteriz.

#evegirişnasılolmalı #hangiayaklaevegirilir #rukudazikir #namazsonrasızikir #secdedezikir #zikir #tesbihat #şeytan #hangiayaklaevegirilir #şeriat #AyetelKürsi

Tilavet Secdesi

2

Amenerrasulü’yü okursan, o gece ölürsen şehit olarak ölüyorsun. Yani ecir kapıları tek kapı değil, ziyade ecir kapıları var. Yani kişinin mizacına göre, kişinin yapabilmesine göre, kişinin imkanlarına göre bir sürü kapı ihsan edilmiş.

“Sabah namazından sonra Amenerrasulü’yü okuyan; o gün ölürse, şehit olarak ölür” diyor salatu selam Efendimiz. “Yatsı namazından sonra Amenerrasulü okuyan, gece ölürse şehit olarak ölür” diyor. Amenerrasulü tecdidi iman gibidir. Kafirun Suresi Kur’ân’ın yarısına bedeldir, İhlas Kur’ân’ın üçte birine bedeldir, bunlar muhkem ayetlerdir. “Kulhü vallahu” Allah’ın bir olduğuna yemin ediyorsun, “Vallahi” diyorsun Ehad.

Allahüssamed” diyorsun, Samediyet ki, Samed nedir? Bütün âlemlerin O’na muhtaç olup, O’nunsa kimseye muhtaç olmayan Zât demektir. Samediyet’te budur.

Lem yelid velem yulet”; doğurmadı, doğrulmadı

Velem ye künlehû küfüven Ehad”; O’nun bir eşi, benzeri, dengi yoktur.

Bunlar muhkem ayetlerdir. Onun için; 3 İhlas, bir Kur’ân hatmi gibidir. Kur’ân hatminden aldığın ecri alıyorsun ama Kur’ân hatminden sonra, 60 bin melaikenin sana dua etmesi gibi. O duayı da beklemeyeceksin, gene farklar var. Çünkü; Allâhu Teâlâ Kur’ân’da ana hüküm olarak ne diyor? Kafirlere ne denli buğuz ettiğini öğreniyorsun Kur’ân’dan. Kafire, münafığa, putpereste ne denli buğuz ettiğini, yani onları öldürsen bile hiçbir şey gerekmediğini açık açık beyan ediyor yani.

Ve müminlere de ne kadar şefkatli olduğunu, mümin için ne kadar merhametli olduğunu anlıyorsun. Geçmiş kavimlerden ibretler alıyorsun, yani bir sürü geçmiş kavim ne kadar azmışlar, ne hallere gelmişler. “Kimi kavimleri bir sesle helak ettik.” diyor. Niçin onlar zalim bir kavimdi diyor? Yani Kur’ân baştan sona ibret alınacak, baştan sona ders alınacak çok büyük bir kitap, çok büyük bir söz yani. Her ayeti tablo olarak yazsan, karşısına geçtiğin zaman seni ürpertir. Her ayeti tek tek yaz böyle.

Bir gün gelir, onu da görürsünüz “Lehv” açılır. Lehv açılır, altın harflerle yazılıdır, her harf bu Dünya kadardır. Lehv’teki Kur’ân’ı görürsünüz işte; onun haşmetini o zaman anlarsınız. Açılır ufuklar yani. Kur’ân’ı ne kadar methetsen asla onu ifade edemeyiz, hiçbir kul ifade edemez.

Bütün mesele; kişi, Kur’ân’ı okuduğu zaman kendi durumu, kendi anlayışı ne kadar setr edilmişse, o kadar anlar. Ne kadar o setreden uzaklaşmışsa, o örtüleri kaldırmışsa anladığı şeyler farklı olur.

Yani herkesin Kur’ân’dan anladığı şey aynı şey olmaz. Kur’ân çok büyük bir kitaptır, çok büyük bir sözdür, Allâhu Teâlâ’nın sözüdür. E şimdi Allah razı olsun. Şimdi muhkem ayetler vardır Kur’ân’da, müteşebbis ayetler vardır, Rahmet ayetleri vardır, secde ayetleri vardır.

Kur’ân okurken, sakın dikkat edin bak sayfalarda, sayfanın sağında veya solunda “secde” yazar. “Secde” yazılı yerde, secde kelimesini okuduğun zaman; Kur’ân’ı bırakacaksın, ineceksin yere, secdeni yapacaksın. Yani; o da gözünüzden kaçmasın. O anda yapılacak secde. Ayet bittiği an, secde kelimesi bittiği an “Sadakallahülazim” ineceksin aşağı, secdeni yapacaksın.

Gelip yeniden “Bismillahirrahmanirrahim” deyip başlayacaksın.

Şimdi, ferdi olarak yapılan şeyle, cemaat olarak yapılan şeyde farklılıklar vardır. Cemaatle hatim yapılırken cüz bitiminde yapılabilir.  “Secde” kelimesinden sonra secde etmek en efdalidir. Yani soğutmadan, yani o güzel haz sende mevcutken. Allâhu Teâlâ’nın secde ayetini okuduğun zaman zaten; onun sana verdiği bir haz vardır, bir güzellik vardır, bir tatlılık vardır, bir mutluluk vardır. İşte, onu soğutmadan o secdeni yapacaksın. Ancak mesela; Kur’ân’dan ayetler okuyorsun namaza zammı sure olarak, o zaman bunu yapamazsın, zaten birazdan secdeye gideceksin, iki niyetle o secdeyi yapmış olursun.

—————————————————–

NOT: Sohbetlerde işittiklerinizi veya okuduklarınızı kendi kendinize yapıp, vird haline getirmeyin, tasavvuf ehli iseniz mürşid veya vekile danışmadan günlük zikir dersine ekleme ya da çıkarma da yapmayın. Ama arasıra yapılmasında da mahzur olmadığını da belirtmek isteriz.

#tilavetsecdesi #Kuran #Kur’an #İhlas #Levh

Zilhicce Ayının Faziletleri

0

Zilhicce’nin ilk 10 günü, Ramazan ayından da Kadir Gecesinden de, hepsinden üstündür. Hiçbir gün, hiçbir şekil onun yerini almaz.

“1 Allah” deyince, “720 Allah” yazılıyor. 1 rekât namaz kıldığın vakit, 720 rekât namaz yazılıyor.

Mesela; “Sübhanallahi velhamdu lillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber”. Bunu bu ayda 100 defa okuyan insan; 100 deve kurban edip etini dağıtmış gibi, 100 tane savaşa gireni hazırlayıp giydirmiş gibi ecir alıyor.

Bu ayda cuma, cumartesi, pazar oruç tutana 970 senelik oruç yazılıyor. Kabul olmuş oruç. Tuttuğun oruç kabul olur olmaz bilemezsin. Bu öyle bir aydır Zilhicce. Bu ay sonuna kadar Allah’ın haram aylarda en değer verdiği ay. Ondan sonra Muharrem gelir, o da haram aydır. Bir de üç ayların ilk ayı haram ayıdır Recep ayı. O haram aylarında ibadete çok büyük mükâfatlar veriyor Allah.

Mesela; “Kebiren la ilahe illallahu vahdehu la şerike leh, lehul mülkü ve lehul hamdu, yuhyi ve yümîtu ve hüve ala kulli şeyin kadir.” Bu ayın gecelerinden veya gündüzlerinden birinde kim 100 defa okursa Allah diyor ki; “Firdevs cennetini ona hediye ediyorum”. Firdevs Cenneti, Cennetlerin en makbulü.

Bu ay o kadar değerli bir ay.

Mesela; her gün vird çektiniz. Bunlar hep 720 kat olarak yazılıyor. Zaten onlar sizi ötede ağa yapacak. Şimdi burada onun karşılığını görmüyorsun ama ötede bunlar karşına çıkacak hepsi.

Onun için çok değerlidir, Kadir Gecesi gibidir o 10 günün her gecesi. Ramazan ayında bir Kadir gecesi var. Tutturursun tutturamazsın ille şu gün diye bir şey yok ama bunda kesin belli. Bu Zilhicce’nin 10 gecenin 10’u da Kadir Gecesi gibi. Ama bu ayın daha 20 günü var arkada. O 20 gün bu kadar efdal değil. Gene diğer şeylere göre çok efdal.

Ve bu ayda günahta işlemeyeceksin, günah da 720 kat fazla yazılır. Birine sövdüysen 720 tane sövme yazılır. Nasıl ecirde 1 rekât namaza 720 rekat namaz yazılıyorsa. Bazı şeylere bakın, 3 günlük oruca 970 yıl  kabul olmuş oruç  veriyor Allah.

Yani bu haram aylarda diline de, gözüne de sahip olacaksın. Yapabildiğin kadar da ibadet yapacaksın. Çünkü dünya ahiretin tarlasıdır. Burada ekersen, orda biçersin.

Not: 2026’nın Zilhicce ayı, 1’inci günü 18 Mayıs, 10’uncu gününde eda edilen Kurban Bayramı ise  27 Mayıs 2026’da başlayacaktır.

 

NOT: Sohbetlerde işittiklerinizi veya okuduklarınızı kendi kendinize yapıp, vird haline getirmeyin, tasavvuf ehli iseniz Mürşid veya vekile danışmadan günlük zikir dersine ekleme ya da çıkarma da yapmayın. Ama arasıra yapılmasında da mahzur olmadığını da belirtmek isteriz.

#sohbet #sufi #sofi #Zilhicce #zilhicceninfaziletleri

İlim Öğrenmenin Getirileri – Hz. Mehdi’nin Ordusu

3

Akıl, ilim ile beslenmedikçe kemâlat bulmaz. Son model bir araba al, kapının önüne çek, on sene kapısını hiç açma, aküsü boşalır. Sağı solu küf, pas tutar onu çalıştıramazsın. Akıl da böyledir. Akıl ilim ile beslenmedikçe, o kapının önündeki araba gibidir. Onun için Allâhu Teâlâ; “Aklını kullanmayanlara vebal yükleriz. Aklını kullanmayanların üzerine pislik yağdırırım” diyor. Aklı kullanacaksın. Peki akıl ışığını neyden alır? İlimden alır. İlim ile akla lazım olan ışığı vereceksin. Akıl, nefse de hizmet eder, ruha da, ikisine de. Vücutta hangisi idareye ele almışsa, onun hükmüne girer akıl.  Akla, ilim ile onun istediği ışığı ona ulaştırırsan, akıl nefsin hizmetine o zaman girmez.

İşte Allâhu Teâlâ’nın; “Bilen ile bilmeyen bir mi?” mesajı ilim öğrenmemizi, ilim ile aklımızı aydınlatmamızı, ona lazım olan ışığı vermemizi emrediyor. Tavsiye etmiyor, emrediyor. Onun için; “İlim öğrenirken, ölen şehittir. İlim öğrenmeye giderken, yolda ölen şehittir” diyor.

“Hiç bilen ile bilmeyen bir olur mu?” diyor ayet-i kerimede Cenab-ı Hakk. Bunlar, kör ile gören kadar farklıdır. Ama insanın kalbinin ışığı ancak ve ancak iman ile gelir, iİlim ile gelmez. İman tezahür ettikçe, kalpte iman yazılır. İman tezahür ettikçe o iman yazılı yer okuduğun Kur’ân’dan, kıldığın namazdan, hayırlı bir sözden, zikrullahtan, onların Nur’larını mıknatıs gibi çekmeye başlar. Ne oldu? Hep imandan Nur’landı kalp. Nur’landıkça bütün azalar düzelir. İşte o göz, hayra bakar. O dil, hayrı konuşur. O kulak, hayrı dinler. O ayak, hayra gider. Bunlar olmadıkça ne ayak ne dil ne göz kesinlikle ve kesinlikle bu hayırlara muhatap olmaz.

İşte kulak ve göz dediğimiz zaman az önce ki hadis-i şerif aklıma geldi. Amelin garip olduğu küfrün hakim olduğu, dillerin dost, kalplerin düşman olduğu dönemlerde, o cemiyetlere Allâhu Teâlâ lanet eder. Ve “O cemiyetteki insanların gerçeğe kulakları sağırdır ve kördür. Biz onu mühürledik” diyor Cenab-ı Hakk. Onların kulakları ne hayrı duyar ne gözleri hayrı görür, onlar artık mühürlenir.

Salatu selam Efendimiz; “Mühür Arş-ı Ala’da asılıdır. Ama bu tür hallere muhatap olan kişi gelir, onu mühürler.” diyor.

Bak; “Amelin garip olduğu, küfrün hakim olduğu, dillerin dost kalplerin düşman olduğu dönemlerde o cemiyetlere Allâhu Teâlâ lanet eder.”

Onun için ben diyorum, “Sufi, Hz. İsa’nın Havari’leri gibidir. Yakınları gibidir. Peygamberimizin Ashab’ı gibidir.”

Bu büyük devlet, bu öyle herkese nasip olacak bir iş değil. Ama biz, nasibimizin ehemmiyetini kavramış bile değiliz. Bunu kavradığın zaman zaten dava adamı olursun. Dava adamı olduğumuz zaman, Allâhu Teâlâ bizim sırtımızı sıvazlar; “Hah işte oldun. Yürü şimdi meydan senin!” der. İşte o meydana çıkalım arkadaşlar.

Allâhu Teâlâ o kulları ile meleklerine gıpta ediyor. “Bak kulum ne yapıyor. Bak kulum şöyle. Bak kulum böyle!” diyor, iftihar ediyor. Bütün mesele o hal, işte o hale geldiğimiz zaman melekler ile böyle tokalaşırız birbirimize tokalaştığımız gibi. Melekler der ki; “Ey canım kardeşim! Bir tanem! Gel!” der. Sarılır ve beni gördüğünüz gibi görürsünüz. Bütün mesele bu, bu hale gelebilmek. O zaman var ya, zikir ile karnın doyar. Yemeğe bile ihtiyacın olmaz. “Allah!” dediğin an bütün gıdanı, her şeyini alırsın.

Hz. Mehdi’nin ordusu da bu tür sufilerden olacak. İşte bütün iş dava adamı olmak. Ha olmaz mı? Hepimizden olur, neden olmasın? Potansiyel var, azcık bir gayret. Hepsi bu kadar, çok kolay. Allâhu Teâlâ’nın rızasına sadece iki adım atmak lazım.

Allâhu Teâlâ’mız var ya bahanelerin Allah’ıdır. Rabb’imiz bahanelerin Rabb’idir.  Seni affetmek için bahaneler arar yani. Şefkati o kadar büyük, merhameti o kadar büyük, Rahmet’i o kadar büyük, ama biz zındık gibi direniyoruz. Ben kendi nefsimi zındık gibi görüyorum. O iki adımı at işte. Allah’ın rızasına iki adım vardır, üç adım değil. Nefsinin tepesine bas, ikinci adımı Allâhu Teâlâ’nın rızasına atarsın. Sadece iki adım zor değil. Ben hepimizde, bu potansiyeli de görüyorum zaten.

Ya Allah, Ya Hamd, Ya Rabbi hayrı söylet.

—————————————————-

NOT: Sohbetlerde işittiklerinizi veya okuduklarınızı kendi kendinize yapıp, vird haline getirmeyin, tasavvuf ehli iseniz Mürşid veya vekile danışmadan günlük zikir dersine ekleme ya da çıkarma da yapmayın. Ama arasıra yapılmasında da mahzur olmadığını da belirtmek isteriz.

#ilim #ilimögrenme #kemalatkazanma #kemalat #HzMehdi #Mehdininordusu #sufi #sofi